Bilinçli tüketicilerin artmasıyla beslenme şekilleri de değişime uğradı. Son yılların sıklıkla duyduğumuz beslenme şekillerinden biri de vegan beslenme. Aynı zamanda bir yaşam biçimi olan Veganizm’de yapımında hayvanlardan faydalanılan tüm ürünlerden uzak durulur. Hayvanlardan üretilen besin gruplarından, hayvanlar üzerine test edilerek üretilen kozmetik ürünlerinden, hayvansal ürünlerin çevreye verdiği zarara, giyime kadar olan tüm gruplarda “hayvan sömürüsüne” karşı bir duruş sergileniyor. Diğer taraftan ise bazı insanlar için vegan beslenme yalnızca bir kilo verme aracı. İşte tüm yönleriyle vegan beslenmeyi ele alacağımız bu yazımızda tüm detayları sizlerle paylaşmayı hedefliyoruz!

Vegan beslenmenin birçok seçeneği bulunuyor. Temelinde hayvansal ürünlerin bulunmadığı bir tema üzerinden her vücut tipi ve isteğe göre beslenme şekli belirlemek mümkün oluyor. Sağlıklı bir yaşam tercih eden kişiler için doğru uygulandığında fit bir görünüm kazandırıyorken, yanlış ve bilinçsizce uygulandığında ise vücut değerlerinin düşerek çeşitli sağlık problemleri yaşanmasına sebep olabiliyor. Peki uygulanan vegan beslenme türleri neler? Kâğıt kalemler hazırsa başlayalım!

Gelişme Vegan Diyeti:

Çiğ gıda vegan diyeti olarak da bilinen bu tip beslenme şeklinde sebze ve bitkiler düşük sıcaklıklarda pişirilerek ya da doğrudan tüketiliyor. Brendan Brazier tarafından tasarlanan bu diyet içeriğinde smoothie ve atıştırmalıklar da önemli bir yer tutuyor.

80/10/10 Vegan Diyeti:

Bu vegan türünde meyve ve sebze ağırlıklı beslenme vardır. Bu akımı savunanlar için insan fizyolojisi bütünüyle meyveleri ve yumuşak yapraklı yeşillikleri sindirmek üzere yaratılmıştır. İsmini ise %80 karbonhidratlardan, %10 yağlardan ve %10 proteinden oluşmak üzere yapılan beslenme dengesinden alıyor. Yani bütün besin değerleri yalnızca meyve ve sebzelerden alınıyor.

Çiğ Gıda Vegan Diyeti:

Genellikle meyveler, sebzeler, filizlenmiş tahıllar, tohumlar, baklagiller ve kabuklu yemişlerin tüketildiği beslenme şeklidir. Bu tip beslenmede yiyecekler pişirilmez bunun yerine harmanlama, ıslatma filizlendirme, kurutma ya da suyunu çıkarma gibi yöntemler izlenir. İşlem görmüş ya da yüksek ısıda pişirilen yiyeceklerin besin değerinin yok olduğuna inan kişiler, çiğ ya da az ısı görmüş yiyeceklerin yüksek besin değerine sahip olduğunu savunuyorlar.

Tam Gıda Vegan Diyeti:

Tam gıda vegan diyetinde sebzeler, meyveler, kepekli tahıllar, baklagiller, tohumlar ve kabuklu yemişler gibi bitki türleri tercih ediliyor. Beslenme tipi olarak vejetaryen beslenme ile çok benzerlikleri olsa da en ayırıcı özellik hiçbir hayvansal gıda tüketilmemesidir. – Vejetaryenlerin bazıları et, tavuk, balık tüketmezken, peynir, yoğurt, yumurta, süt, bal tüketebilir.

Abur Cubur Vegan Diyeti:

Genel olarak, işlenmiş sahte et ve peynirler, vegan tatlılar, patates kızartmaları gibi ürünlerin yer aldığı ve tüm bitkisel gıdalardan yoksun olan beslenme diyetidir. Savunucularına göre, birçok işlenmiş et ve et ürünlerine göre oldukça sağlıklı olan bu yöntem, şeker, diyabet, kalp rahatsızlığı gibi riskli faktörler içermiyor.

Nişasta Çözümü Vegan Diyet:

Düşük yağ, yüksek karbonhidrat tabanlı bu beslenme şeklinde yoğun olarak mısır, patates, pirinç vb., gibi pişmiş nişastalar meyvelerin yerini alıyor. Kolay sindirildiği için savunucuların çoğu sağlık yönünden bu beslenme şeklini tercih ediyor.

Dörde Kadar Çiğ Vegan Diyet:

Nişasta çözeltisi ve 80/10/10 diyetlerinden ilham alınarak ortaya çıkan bu beslenme şeklinde çiğ yiyecekler akşam 4’e kadar tüketilebiliyor. Akşam yemeğinde ise bitki tabanında olan tüm yiyecekler pişmiş yemekler tüketiliyor. Böylece hem vücut dengesinin sağlandığı hem de hayvan istismarının önüne geçildiği savunuluyor.

İşte Turuncumar ailesi olarak, son yılların en trend beslenme şekillerinden biri olan vegan beslenmeyi sizler için inceledik. Görüldüğü üzere hayvanlar üzerinde yapılan insanlık dışı deneyler, eziyetler ve istismarların yanı sıra aynı zamanda vücut sağlığı için de hayvandan üretilmiş her şeye karşı bir direnç gösteren tüketiciler vegan ürünlere yönelerek bir denge oluşturmaya çalışıyorlar. Üstelik yukarıda da bahsettiğimiz gibi, bu zamana kadar alışılmış lezzetlerin yerini tutabilecek muadil gıdaları bulmak da günden güne kolaylaşıyor. Eğer herhangi bir sağlık probleminiz olduğundan şüpheleniyorsanız ya da bu akıma siz de destek vermek istiyorsanız, öncesinde doktorunuzla görüşmeniz gerektiğini unutmayın. Vücut değerlerinizin yeni bir beslenme düzenine karşı göstereceği tepkiler sağlığınızın geri dönülemez biçimde bozulmasına sebep olabilir. Diğer beslenme şekillerini de ele alacağımız, sizler için trendleri yakalayacağımız bir başka yazımızda görüşmek üzere!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir