Vejetaryen Beslenme

Latince ’de “Vegetus” anlamından gelen Vejetaryen beslenme, et, balık ve tavuğun tüketilmediği ve bu yönden de vegan beslenme ile sıklıkla karıştırılan beslenme şeklidir. Hayvanların öldürülerek tüketilmesi fikrine karşı olan ya da tadımda zorlandıkları için kişisel bir tavır geliştiren vejetaryenler, veganlardan bazı yönlerde ayrılırlar.  Genel olarak kırmızı ve beyaz et harici hayvansal gıdaların kişisel tercihe göre tüketildiği bu beslenme şeklinde altı farklı beslenme türü bulunur. Turuncumar olarak vejetaryen beslenmeyi ve alt gruplarını sizler için inceledik! Gelin birlikte vejetaryen beslenme gruplarını inceleyelim!

  1. Semi- Vejetaryenler

Bu beslenme kültüründe kırmızı ete karşı hassasiyet vardır. Kesin olarak kırmızı et tüketmeyen bu gruptaki vejetaryenler, peynir, süt, yoğurt gibi süt ve süt ürünlerini, balık, tavuk, yumurta ve balı tüketirler.

  • Pesketaryen Vejetaryenler

Pesketaryenler, süt ve süt ürünlerini, yumurta tüketebildikleri gibi deniz ürünleri dışında et tüketmeyen grubu oluşturan kişilerdir. Tavuk ve kırmızı etin bu kültürde yeri yoktur.

  • Ovo Vejetaryenler

Genel olarak et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri tüketmeyen gruptur. Bu beslenme kültüründe hayvansal gıda olarak yalnızca yumurtaya yer vardır.

  • Lakto Vejetaryenler

Lakto vejetaryenlere göre yumurta hayatın başlangıç kaynağıdır. Yumurtaya bir kutsal varlık olarak baktıkları için tüketilmesine karşıdırlar. Süt ve süt ürünleri tüketirler. Kırmızı et ve beyaz et bu gruptakiler için yer almaz.

  • Lakto-Ovo Vejetaryenler

Kelime anlamı “süt” demek olan Lakto ile kelime anlamı “yumurta” olan Ovo’nun birleşmesiyle oluşan, Ovo vejetaryenler gibi yalnızca süt ve süt ürünleri tüketebilen vejetaryenlerdir.

  • Veganlar

Üretiminde ve yapımında hayvansal gıda içeren hiçbir gıdayı ve dahi kıyafetleri tüketmeyen, tercih etmeyen gruptur. Bu grubunda kendi içerisinde farklı alt dalları bulunur. Bitki odaklı beslenen Veganlar ile ilgili daha detaylı bilgi almak için önceki yazımız olan “Son Yılların Trend Beslenme Şekli – Vegan Beslenme” adlı yazımıza bu linkten ulaşabilirsiniz.

VEJETARYENLER ALAMADIKLARI BESİN KAYNAKLARINI NASIL TOLERE EDEBİLİRLER?

Vejetaryen beslenme kültüründe, vücudun ihtiyacı olan değerleri besinlerden karşılayamadıklarında kısıtlama dahilinde olmayan besinlerden alınması gerekir. Vücutta eksik olan değerler, zamanla tüm işleyişi bozarak geri dönüşü olmayan sağlık problemlerinin oluşmasına sebep olabilir. Bu yüzden muadil gıdalardan gerekli kaynakların sağlanması gerekir. Örneğin, Veganlar iyottan yoksundur ve guatr hastalığının görülme yüzde yüksektir. Bu yüzden soya fasulyesi, turp, şalgam, kabak, kuru fasulye, pazı, patates ve ıspanak tüketerek bu açığı kapatmaları gerekir.

Diğer taraftan, kemik ve dişlerin sağlıklı olmasını sağlayan kalsiyum, vejetaryen beslenmede de önemli bir yere sahiptir. Süt ve süt ürünleri tüketemeyen ya da az tüketen gruplarda kemik erimesi, diş hassasiyeti gibi birçok sağlık problemi oluşur. Bu yüzden özellikle brokoli, karalahana, soya sütü tüketilerek gerekli kalsiyum vücuda sağlanmalıdır. Söz konusu demir olduğunda ise, alyuvarların olmazsa olmazı oldukları için yoksun kalındığında çeşitli kan hastalıkları boy gösterecektir. Vejetaryenler normal beslenen kişilere oranla demire daha fazla ihtiyaç duyarlar. C vitamini içeren içecekler, kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler demir yönünden zengin besin kaynaklarıdır.

Ve tahmin ettiğiniz üzere protein. Vegan ve vejetaryenlerin ortak yoksunluğu proteindir. Tüm organlar için gerekli olan proteinin yoksunluğunda, sağlık sisteminin çöktüğü görülür. Bu sebeple protein alımını karşılamak gerekir. Yumurta tüketebilen vejetaryenler için haberler iyi. Ancak tüketmeyenler için ise avokado, kivi, muz, fındık, soya fasulyesi gibi meyve ve sebzelerden tüketilmesi gerekir. Ayrıca yoksunluğunda psikolojik sorunların arttığı, saç dökülmelerinin yaşandığı ve dahası aneminin oluştuğu B12, vejetaryenlerin dahi tüm insanların mutlaka alması gereken vitamindir. Bunun içinse süt, yoğurt ve peynir tüketilmelidir. Tüketilemediği durumlarda ise mutlaka doktora danışılarak vitamin desteği sağlanmalıdır.

Son olarak proteinlerin vücutta kullanılması ve dağılımı için çinkonun da yeri önemlidir. Bu sebeple süt ürünleri tüketebilenler için sorun olmamakla birlikte tüketemeyenler için pırasa, fındık, buğday gibi besinler tüketilerek yoksunluk giderilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir